Bir firmanın ürettiği mal veya hizmet içerik olarak diğer firmanın ürettiğinden farklı olsun ya da olmasın, tüketicinin zihninde o ürüne ilişkin olarak farklılık yaratan temel unsur her zaman marka olmaktadır. marka başarılı bir işletmenin vazgeçilmez unsurlarından birisi ve özellikle de firmanın ürettiği mal veya hizmeti diğer firmanınkinden ayırt etmesi açısından, firmayı var edici unsurlardan bir tanesidir.

Ülke veya dünya çapında belirli ölçüde tanınmış hale gelen markanın ekonomik bir değer kazanmış olması sebebiyle marka sahibi için işletmesinin diğer unsurlarının taşıdığı önem gibi markasının ekonomik değerini korumak ve meydana gelebilecek her türlü tecavüz ve ihlalin önlenmesini sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası mevzuatla tanınmış marka için getirilmiş olan korumalardan faydalanmak ister.

Mallar veya hizmetler genellikle markalarının sahip olduğu ünü takip ederler. Yani bir mal veya hizmet çoğu zaman fiziksel olarak bir ülkenin pazarına girmeden daha önce tanıtılır ve belli bir tüketici çevresine sahip olurlar. Dünya ticaretinin genişlemesi, reklamcılık ve internetin yaygınlaşması, iletişim olanaklarının gelişmesi ve insanların ülkeler arasında eskiye oranla daha serbest hareket edebilmelerinin mümkün hale gelmesi ile ülkeler arasındaki coğrafi sınırların önemi azalmıştır. Bunun doğal sonucu olarak da çok uluslu şirketlerin sahipleri markalarının uluslararası düzende korunmasına her geçen gün daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

Marka kavramı her ülkenin ulusal mevzuatıyla korunuyor olsa da "tanınmış marka" veya "herkes tarafından bilinen marka" kavramlarının ortaya çıkmasıyla beraber markaların ülkesel anlamda korunması hak sahiplerinin haklarını korumak ve tecavüzleri önleyici nitelikte olmaktan çıkmıştır. hukukun dinamik olması ve dünyadaki değişimlerin hızlı olması ulusal yasaları yetersiz hale getirmiştir.

Bu tür markalara sahip olan kişilerin haklarını korumak maksadıyla ulusal mevzuatlarda "tanınmış marka", "herkes tarafından bilinen marka", "ünlü marka", "dünya markası" şeklinde değişik isimlerle adlandırabileceğimiz toplumda belirli bir tanınmışlığa eriştiği için korunması gereken tanınmış markalan himaye altına almak maksadıyla düzenlemeler yapılmıştır. Ulusal mevzuatların ülkesel olması sebebiyle Paris Sözleşmesi ve Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalarla Tanınmış markaların korunması güçlendirilmiştir.

Ülkemizde 6769 Saylı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınmış olan tanınmış marka kavramı aynı zamanda Paris Sözleşmesi ile Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşmasına taraf olmamız sebebiyle ülkemizde uluslararası mevzuat açısından da korunmaktadır. 

Dünyadaki pek çok ulusal mevzuatta olduğu gibi ülkemizde de bir markanın tanınmış marka olarak kabul edilmesi için gerekli kriterler belirlenmiş değildir. Mahkeme kararları ve Doktrinde çeşitli kriterler sunulmuş olmasına ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün (WIPO) yayınlamış olduğu kriterlerin varlığına rağmen uygulamada her dava da yararlanılan kriterlerin farklı olduğu görülmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki söz konusu kriterlerin kanunlarla belirlenmemiş olması doğru bir uygulamadır. Çünkü, bu tür kriterler hukukun dinamik olması ve her geçen gün değişim ve gelişmelerin olması sebebiyle statik değil değişkendir. WIPO tarafından tavsiye niteliğinde kaleme alman kriterlerde sayılan ölçütlerin tahdidi olmadığı özellikle belirtilerek bu hususun önemi vurgulanmıştır.

TANINMIŞ MARKA NEDİR?

"Bir ülkenin bir veya birkaç yöresinde tutunmuş markalar değil, dünya çapında olmasa bile, yurtiçi ve yurt dışında ilgili çevrelerce bilinen Paris Sözleşmesine üye devletlerden birinin vatandaşına veya o ülkelerden birinde yerleşik olan ya da ticari veya sınai işletmeye sahip kişilere ait bulunan markalardır". Bir başka ifade ile, yurt dışında tanınan ancak Türkiye'de bilinmeyen bir marka Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka kabul edilemez. Buna karşılık yalnız, Türkiye'de tanınan marka tanınmış sayılabilir. Üye ülkelerde ve Türkiye'de tanınan, fakat ait olduğu mal Türkiye'de satılmayan veya söz konusu hizmetin Türkiye'de arz edilmediği markalar da Paris Sözleşmesi anlamında tanınmıştır

TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜNÜN UYGULAMASI

19.11.2003 tarih ve 25294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun madde 13 (d) bendi uyarınca "İlgili mevzuat hükümlerine göre, markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesi ve uygulamaya konulması işlemlerini yapmak.," hükmü uyarınca 05/08/2004 tarihinde Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu, "Markaların Tanınmışlık Düzeyleri İle İlgili Esaslar ve Uygulaması" başlıklı karan almış ve kriterlerin ilanını müteakip markalar dairesi bünyesinde oluşturulan özel bir çalışma grubu ile tanınmış marka başvurulan değerlendirilmeye başlanmıştır. markalar Dairesi Başkanlığı, markanın halk tarafından tanınmışlık düzeyini, markanın herkes tarafından bilinirliğini, markanın, malın potansiyel ve fiili kullanıcılarının da ötesinde ulaşmış olduğu genel tanınmışlık düzeyini aşağıdaki kriterler çerçevesinde değerlendirir.

  • Markanın tescilinin ve kullanımının süresi (Markanın tarihçesi hakkında ayrıntılı bilgi)
  • Markanın tescilinin ve kullanımının yayıldığı coğrafi alan ve kapsamı (Yurt içi ve yurt dışı tesciller nelerdir?)
  • Markanın üzerinde kullanıldığı mal ve/veya hizmetin piyasadaki yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış miktarı nedir?
  • Markaya ilişkin promosyon çalışmalarının (özellikle de Türkiye'deki promosyon çalışmaların) özellikleri nelerdir? (Reklam niteliğinde olmayan ancak markanın tanıtımına faydalı olabilecek nitelikte faaliyetler var mıdır? (Gazete, dergi, TV vb. medya markalı ürünlerin fuarlarda teşhiri vb.)
  • Markanın tanınmışlığımı gösteren bir mahkeme karan var mıdır veya marka sahibinin markasını koruma yolundaki etkin çabaları marka, haksız rekabet davaları, İtiraz sayılan vb.)
  • Marka ne derece orijinaldir, Markanın ayırt edicilik niteliği nedir?
  • Markanın tanımışlığına ilişkin yapılmış kamuoyu araştırmaları varsa bunların sonuçlan nelerdir?
  • Markanın sahibi firmaya ilişkin özellikler (firmanın büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, marka üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetle özdeşleşiyor mu? Marka kelime veya şekil olarak görüldüğüanda refleks olarak belli bir ürünü çağrıştırıyor mu? Marka üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetle ilgili olarak belli bir kaliteye veya statüye işaret ediyor mu?
  • Markayı taşıyan ürüne veya marka sahibi firmaya ilişkin olarak alınmış belgeler, ödüller (TSE, TSEK, ISO vb. Markayı taşıyan ürünlerin dağıtım kanalları (Marka sahibi firmanın kendine ait dağıtım kanallarının dışında) ve söz konusu ürünlerin ithalat ve ihracat olanakları nelerdir?
  • Eğer marka bir satışa konu olmuşsa, marka üzerinde kıymet takdiri yapılmışsa markanın parasal değeri nedir? Markanın marka sahibinin yıllık bilançosunda gösterilmiş midir?
  • Marka tescillerinin kapsadığı mal ve/veya hizmet portföyünün genişliği nedir? (örnek, sadece "gazozlar" iç marka ile, tüm elektronik eşyaları içine alan bir tescil)
  • Marka halk nezdinde tanınan bir marka ise bu tanınmışlık düzeyini ne kadar süredir korumaktadır?
  • Markanın tanınmışlığından ötürü, bu niteliğine yönelik tecavüz fiilleri var mıdır? Marka üçüncü Markaya benzer başvuruların yoğunluğu, markanın piyasada haksız yere üçüncü kişilerce kullanılıp kullanılmadığı vs.). Marka üçüncü kişilerce kullanılmakta ise bu kullanım, şekil ve üzerinde yayıldığı coğrafi ve ticari alan itibariyle tanınmış marka sahibine zarar veriyor mu?
  • Marka, üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin niteliği itibariyle (Örnek, araba markası ile çiklet markası) veya potansiyel ve markası) tecavüze açık mı, değil mi?

    Yukarda sayılanların ispatına yönelik olan veya bir markanın tanınmış olduğunun ispatına yönelik her türlü belge.