Günümüzde marka hakkı sahiplerinin iki yolla tanınmış marka statüsünü kazanabilmeleri mümkündür. Bu durum ya yürüyen bir dava içinde markanın tanınmışlığının tespitinin istenmesi şeklinde yahut Türk Patent Enstitüsüne yapılacak "tanınmışlığın tespitine yönelik" başvuru ile sağlanabilmektedir.

Tanınmış markanın sahibine sağladığı avantajlar genel olarak şu başlıklar altında sıralanabilir:

Tanınmış markanın aynısının yahut benzerinin herhangi bir başka sınıfta tescil edilmesi söz konusu olamaz. Marka sahibinin böyle bir marka başvurusuna itirazda bulunmasına gerek kalmadan, Türk Patent Enstitüsü resen (kendiliğinden) tanınmış markanın aynısı yahut benzeri olan bir markayı red etmektedir, tanınmış marka hakkı sahiplerinin muhtemel bir davada marka haklarına tecavüz iddiasını ispat edebilmeleri, markalarını taklit girişiminde bulunan bir kimsenin kötü niyetini kanıtlamaları daha kolaydır, tanınmış marka hakkı sahiplerinin taklit marka sahibine karşı açacakları bir davada tazminat davasında uğradıkları zararlarının büyüklüğünü kanıtlamaları alelade marka hakkı sahiplerine göre daha kolaydır. Belki yukarıda sayılanlardan çok daha önemlisi de bir kurumun markasını tanınmış marka siciline şerh ettirmiş olmasının önemli bir prestij sebebi olmasıdır.